YorumAnaliz.com logosu
Son Analizler - Hakan Türe : 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI DAİMA KUTLANACAK...Başımdan beremi çıkarmayın,O be...      Hakan Türe : "İRANLI YAZARIN DEDİĞİ GİBİ...ÖNCE AYDINLARIMIZI TOPLADILAR YOK ETTİLER..SO...      Hakan Türe : **Bir başbakan sahneye çıkıp soytarılık yapsa yarım dakika beceremez, foyas...      Hakan Türe : Çürümüşlük ve pis kokular, şaibelerle geçen koskoca sekiz yıl sıralamakla b...      Hakan Türe : BU DAVA ASLA BİTMEYECEKTİR.. YARIN HAKSIZLIĞA UĞRAYAN MAĞDURLAR SERBEST BIR...      Hakan Türe : Sanırım Aydoğdu iran islam cumhuriyetinden geldi..Bu ülkede h,ç kimse dini ...      K.ŞENGÜL YILDIZ : İşte ‘Evet’ için yapılan AKP-PKK ittifakı belgesi!önce bir soru?Ne oldu da ...      Misafir : vatandaşı dolandıranlar ÖLÜMÜ HAK EDİYOR öldüren yok gerçi her taraf doland...      Misafir : bu yazı daha eski tarihli başka bir sitede var...size ait değil bizce.hiç y...      Aydoğdu : Lokurdu arkadas, ben bu ülkeye sonradan gelmedigim gibi, ben istiklal marsi...      

Bunlarda ilginizi çekebilir

  • 'Külhanbeyliğe bakarak oy verilmez'
    SP Genel İdare Kurulu Üyesi Fatih Erbakan, parti seçmenin yok olma ve ...(25068 Okunma)
  • İlhan Selçuk'un bilinci açık
    Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk'un, yoğun...(18326 Okunma)
  • Attila İlhan anılıyor
    Başarı yalnız yetenek değil disiplin özveri, bağımsız ve ödünsüz bir k...(18659 Okunma)
  • 2008 Attilâ İlhan Roman Ödülü sonuçlandı
    İş Bankası Kültür Yayınları tarafından Attilâ İlhan anısına düzenlenen...(24213 Okunma)
  • İlhan Selçuk’la Yağmurlu Bir Günde...
    Hikmet Çetinkaya-Cumhuryiet...(11523 Okunma)
  • İlhan Selçuk’un tabancası!
    Uğur Mumcu öldürüldüğünde, bir grup “öteki cenah gazetecisi̶...(6953 Okunma)
  • İlhan Selçuk'un Cumhuriyet'teki ilk yazısı
    İlhan Selçuk, 8 Nisan 1962'de katıldı Cumhuriyet ailesine. Gazete "İ...(1905 Okunma)

  • İlhan Selçuk’u Kaybettik…

    Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında hayatını kaybetti. Selçuk, bir süredir Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi görüyordu. Selçuk’un vefatıyla ilgili hastaneden açıklama yapılması bekleniyor. İlhan Selçuk ömrünü adadığı yazın serüveninde Cumhuriyet Gazetesi’yle özdeş bir isim oldu. 45 yıldır haftanın 6 günü, hiç aksatmadan gazetesindeki köşesinden okurlarına bir “pencere” açtı, fikirlerini o pencereden Türkiye’yle paylaştı.

    İlhan Selçuk’u Kaybettik…

    İLHAN SELçUK KİMDİR?

    İlhan Selçuk’un çocukluk yılları, Anadolu’nun çeşitli kentlerinde geçti. Hukuk eğitim almasına ve bir süre avukatlık yapmasına karşın, önce ağabeyi Turhan Selçuk’la mizah dergisi çıkardı, daha sonra gazeteciliğe başladı. Uzun gazetecilik yaşamında cezaevinde kaldı, işkence gördü. İşte, İlhan Selçuk’un 85 yıllık yaşamından kilometre taşları…

    Türkiye Cumhuriyeti’nden iki yaş gençti. ömrünü adadığı yazın serüveninde Cumhuriyet’le özdeş bir isim oldu. 45 yıldır haftanın 6 günü, hiç aksatmadan gazetesindeki köşesinden okurlarına bir “Pencere” açtı, fikirlerini o pencereden Türkiye’yle paylaştı.

    İlhan Selçuk 1925′te Aydın’da doğdu. çocukluğu subay olan babasının görevi nedeniyle anadolunun çeşitli kentlerinde geçti. İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdi, bir süre avukatlık yaptı.

    İkinci Dünya Savaşı yıllarında,  ağabeyi Turhan Selçuk’la birlikte 41.5 adlı mizah dergisini çıkardı. Ardından Dolmuş dergisi geldi. Dolmuş, muhalif yaklaşımı ile ses getirdi.

    İlhan Selçuk, adı duyulmaya başlandığı bir sırada askere gitti. Askerdeyken 27 Mayıs darbesi oldu.

    Terhis olup, İstanbul’a döndüğünde ne iş yapacağına karar vermişti. Gazeteci olacaktı… Gazetecilik, ona uzun ve zorlu bir mücadelenin kapısını açtı. İlk işyeri Akşam gazetesiydi. Oradan Tanin, ardından da sol eğilimli Vatan gazetesine geçti.

    Tanınmaya başladığı dönemde, Nadir Nadi’nin teklifini kabul etti ve sonradan ismiyle özdeşleşecek Cumhuriyet gazetesine yazar oldu. Bu dönemde Doğan Avcıoğlu’nun Yön dergisinde de yazıları yayınlanıyordu.

    çok Partili Rejime Karşı Tereddütü Vardı

    Yön dergisi kapatıldı, Doğan Avcıoğlu Devrim dergisini çıkardı. İlhan Selçuk, Devrim dergisinde yazmayı sürdürdü. Yazılarında Cumhuriyet devriminin savunuculuğunu yapıyor, çok partili rejime karşı tereddütlü  bir yaklaşım sergiliyordu.

    12 Mart muhtırası verildiğinde, İlhan Selçuk Devrim dergisinden ayrılalı çok olmuştu. Ancak ama hedef olmaktan kurtulamadı. İhtilalle yönetime el koymak isteyen cuntanın içinde yer aldığı gerekçesiyle tutuklandı. Erenköy’de dönemin ünlü işkence karargahı Ziverbey Köşkü’ne götürüldü. Sol hareketin simge isimleri İlhami Soysal ve Doğan Avcıoğlu da köşkteydi.

    Ziverbey Köşkü’nde İşkence Gördü

    Ziverbey Köşkü’nde işkence gördü. İşkence altında olduğunu, ‘akrostiş yöntemi’ni kullanarak  ifadesinin içine gizlice yazdı. Daha sonra yaşadıklarından yola çıkarak köşkün adını taşıyan bir kitap kaleme aldı. Ziverbey Köşkü’ndeki işkenceleri ilk kez detaylarıyla anlattı.:

    “Gözlerim bağlı olduğundan hiçbir şey görmüyordum. Ayak bileklerime bir alet geçirilmişti. Bir manivelanın ya da vidanın sıkıştırıldığını duyumsuyordum. öyle bir an geldi ki, bacaklarımı kıpırdatamaz oldum. Bir yağ mı sıvı mı sürüyorlardı tabanlarıma sonra sopa inip kalkmaya başladı. Kendimi acıya katlanabilir sanırdım. Ancak falakanın verdiği acı hiçbir acıyla kıyaslanamaz. Olayın bir de ruhsal yanı var ki, bedensel acının üstüne biniyor. Kendini aşağılanmış olarak görüyorsun.”

    Mahkemedeki savunması sırasında akrostiş yöntemini açıkladı ve ifadesinin işkence altında alındığını kanıtlamış oldu. Sonunda beraat etti.

    Ergenekon Soruşturmasında Gözaltına Alındı…

    12 Mart muhtırasından 9 yıl sonra gelecek 12 eylül 1980 darbesinde gözaltına alınmadı. Ama yazıları yüzünden hakkında birçok dava açıldı.  Davalar gazetecilik yaşamının bir parçası haline geldi.

    İlhan Selçuk Cumhuriyet gazetesinde yarım yüzyıla yaklaşan çalışması sırasında zaman zaman mesai arkadaşlarıyla ters düştü. Ama köşesini yazmayı hiç bırakmadı. Uzun süre gazetenin imtiyaz sahibi ve başyazarı olarak görevini sürdürdü.

    Türkiye onu polislerin arasında son olarak, 12 Mart’tan 37 yıl sonra Ergenekon soruşturması kapsamında sorguya giderken gördü. 1 Mart’ta sabaha karşı  04.30′da evinden alınıp yaklaşık 40 saat sorgulandı. Sonra yurtdışına çıkışına yasak konarak serbest bırakıldı.

    Eserleri…

    İlk iki kitabı gittiği yerler üzerine bir incelemedir: Güzel Amerikalı (1976), Uzak Komşu Rusyadan Gezi Notları (1967). Mustafa Kemalin Saati (1969)nde belgesel yazılarını derledi, bir de roman yayınladı: Yüzbaşı Selahattinin Romanı (iki cilt, 1973/75).

    Yeni kitapları: Sovyetler, İran, Amerika İzlenimleri (1976), Yeni Kırallar, Yeni Soytarılar (1976), Ağlamak ve Gülmek (1982), Düşünüyorum öyleyse Vurun (1984), Görülmüştür (1986), Ziverbey Köşkü (anı, 1987), Japon Gülü (1988).

    TEPKİLER

    Cumhuriyet gazetesi yazarı Hikmet çetinkaya:
    Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusuydu. Yazılarında sermaye-emek çelişkilerini ortaya koydu. Güneydığu sorunlarına yazılarında yer vermiş biridir. Denokrasiden, özgürlüklerden, Atatürk devrimlerinden yana olan yurtsever bir yazardı. Sabaha karşı polisler evine geldiğinde onlara kendi elleriyle çay yapmış biridir.

    Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen:

    Aydınlanmanın önde gelen isimlerindendi. Hapishanelerde büyük mücadeleler vermek zorunda kaldı. Hiçbir dayanağı olmayan iddialarla Ergenekon’dan gözaltına alındı. Emekleri ve yaptıkları kolay kolay silinmeyecek. İlhan Selçuk bizim önde gelen idol yazarlarımızdan biriydi.

    Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Faraç:
    Onunla aynı gazetenin sayfalarında yazı yazmanın onurunu ve şerefini yaşadım. İlhan ağabey çok sağlıklı bir şinsandı. Fakart bu Ergenekon adı verilen organizasyon yapılmadan önce ben İlhan ağabeyin gazetenin merdivenlerini ikişer ikişer çıktığını gördüm, canlılıkla yürüyen, hareket eden bir insandı. İlhan Selçuk gibi bir aydınlanma abidesini bu sürecin içine çekerek sağlığını bozan hangi kurum varsa buradan esefle kınıyorum. Böyle bilge bir insanı terör örgütüyle ilişkilendirenleri burada şiddetle protesto ediyorum. Belki yaşılıktan bugün bunu yaşadı ama aynı zamanda öldürülmüştür de. İlhan Selçuk’tan kalemimi namuslu tutmayı öğrendim.

    Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız:
    İlhan Selçuk çok çok önemli bir gazeteci olmasının yanısıra çok da önemli bir yazar kimliği vardır. Hem gazetecilik hem de siyaset anlamında bu işlerin içinde olmuştur. çok uzun işkenceler görmüş ancak demokrasiye olan inancını hiç kaybetmemiştir. çok üzgünüz. O herkes için bir yol göstericiydi. çok kırgın da gitmemiştir. çok sevecen bir kişiydi. çok farklı bir kişiliği olan bir yazardı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
    İlhan Selçuk benim kuşağım açısından derin izler bırakan bir isim. Onun Cumhuriyet’te açtığı pencere toplum açısından çok önemliydi. İdeallerinden vazgeçmeyen, yılmaz, yiğit bir insandı. Son Ergenekon sürecinde büyük haksızlığa uğradığı kanısındayım. O kararı alanlar umarım şimdi vicdanlarıyla yüzleşiyorlardır şimdi. Ergenekon’da kendisine uygulanan muamele ve sonra sağlığının bozulması tüm bunlara baktığımızdı bir aydının haketmediği bir süreçti.

    Kaynak: Cnn Türk

    Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk’u kaybettik. Bir süredir Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde tedavi gören Selçuk’un saat 13.30′da yaşamını yitirdiği. Selçuk ölümüyle ilgili açıklama Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde yapılacak. 1925 doğumlu olan İlhan Selçuk, 11 Mart’ta 85. yaş gününü yoğun bakımda geçirmişti.

    Selçuk’un ölümü Cumhuriyet ailesini yasa boğdu. Cumhuriyet çalışanları gruplar halinde Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’ne gittiler. Yarım asırdır  Cumhuriyet’te köşe yazarlığını sürdüren Selçuk, aynı zamanda gazetenin Yayın Kurulu Başkanı’ydı. Berin Nadi’nin 2001 yılında  ölümünün ardından Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahipliği görevini üstlenmiş, gazetesinin yaşatılabilmesi için yıllarca mücadele  vermişti.

    Cumhuriyet okuru ona “Aydınlanmanın Bilgesi” adını takmıştı. İlhan Selçuk Atatürk ilkelerinin savunucusu bir devrimci ve yurtseverdi. Adı Cumhuriyet Gazetesi’yle özdeşleşen İlhan Selçuk Cumhuriyet okurunun her sabah bir pusula gibi doğru yönü gösterdiği inancıyla izlediği bir yazardı.

    İlhan Selçuk 11 Mart 1925′te İzmir’de doğdu (Nüfusunda Aydın yazılı). Babası subaydı. Bu nedenle Aydın’da başlayan, Yıldızeli ve Keskin’de süren, Şişli 43. İlkokul’da tamamlanan ilköğreniminin ardından, ortaokul ve liseyi İstanbul Taksim, Silifke ve Adana’da okudu.

    1950′de İstanbul üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kısa bir süre avukatlık yaptı. Ardından ağabeyi Turhan Selçuk’la birlikte 41 Buçuk ve Dolmuş mizah dergilerini yayımladı. İlk yazıları bu dergilerde yayımlandı. 1958’de Karikatür, 1959’da Taş_Karikatür dergilerinin yayıncıları arasına katıldı. Semih Balcıoğlu ile birlikte Ulus’un mizah sayfasını düzenledi.

    1961’de Akşam Gazetesi’nde yazarlığa başladı. Aynı yıl Tanin’e oradan da Vatan’a geçti. 1962’de Doğan Avıoğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu’yla birlikte Yön’ün kurucuları arasında yer aldı ve burada da yazılar yazdı.

    1962’de Nadir Nadi’nin çağrısı üzerine Cumhuriyet’te köşe yazarlığına başladı.

    12 Mart 1971 öncesinde Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim dergisinde de yazan İlhan Selçuk, bu tarihlerde, geniş bir kesimin büyük ilgi duyarak okuduğu bir yazardı.

    12 Mart sonrasında “Hoş Geldin Tanzimat Kafası” başlıklı yazısı nedeniyle Cumhuriyet kapatıldı. İlhan Selçuk tutuklandı. Açılan davada aklandı.


    Ziverbey’de İşkence

    çok geçmeden sıkıyönetimce yeniden gözaltına alındı. “Ziverbey Köşkü”nde işkence gördü. “Madanoğlu Davası”ndan Sıkıyönetim mahkemesinde yargılandı ve aklandı. Yazdığı “Ziverbey Köşkü” kitabıyla, Ziverbey’deki işkence iddiaları ilk kez anlatılmış oldu. İlhan Selçuk, Ziverbey’de işkence altındayken verdiği ifadede akrostiş yöntemini kullanmıştı. İfadesinde, her tümcenin sondan ikinci sözcüğünün baş harfi yukarıdan aşağı sıralandığında “işkence altındayım” tümcesi çıkıyordu.

    Demokrasi ödülü

    1991’de Nadir Nadi’nin ölümünden sonra gazetenin iflasa sürüklendiği, yazarlarının uzaklaşmak zorunda kaldıkları dönemde İlhan Selçuk, Berin Nadi ile birlikte Cumhuriyet yazarlarının bir arada tutulmasında önemli rol üstlendi. Ardından Berrin Nadi ile birlikte Cumhuriyet Gazetesi’nin bağımsızlığını koruyarak sürdürebilmesi için Cumhuriyet Vakfı’nı kurdu.

    Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesi olan İlhan Selçuk, “Türk basınında demokrasi için verdiği savaşımdan” ötürü 1997’de Sertel Demokrasi ödülü’ne değer görüldü. 1989’da çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “Onur ödülü”ne, 1994’te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın özgürlüğü ödülü”nü aldı.

    Ergenekon’dan Gözaltı

    21 Mart 2008 günü saat sabah 04:30 sıralarında Ergenekon davası operasyonları kapsamında gözaltına alınan Selçuk, iki gün sorgulandıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    30 Mart akşamı, göğüs ağrısıyla Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’ne getirildi. 15 Nisan’da yaklaşık 6 saat süren bir by-pass ameliyatı geçirdi. Selçuk’un ameliyatını gerçekleştiren ekibin başı Doç. Dr. Atıf Akçevin, ameliyatın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İlhan Selçuk’un 1978 ve 1984 yıllarında kalp krizi geçirdiği belirterek, hastalığın son seneye kadar tıbbi tedaviyle sabit seyrettiğini söylemişti. İlhan Selçuk’un doktorlarından Oryal Gökdemir ise gazetecilerin “İlhan Selçuk’un şu anki durumunda gözaltına alınmasının bir etkisi var mıdır?” sorusuna “Etkilememiş
    diyemeyiz, ama ‘tek neden budur’ demek de yanlış olur” karşılığını vermişti.

    25 Mayıs’ta hastaneden taburcu olan Selçuk, 14 Ağustos 2009 günü yeniden rahatsızlanarak Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Selçuk’a ilk müdahaleyi daha önce kalp rahatsızlığı sırasında da tedavisini yapan ekipteki doktorlar Doç. Dr. Atıf Akçevin, Dr. Genco Yücel ve Dr. Zekiye Kural yaptı. İncelemeler
    sonucunda, Selçuk’un beyninin sağ tarafına bir kan pıhtısı gittiği ve bunun damarlarda beslenme bozukluğuna neden olduğu saptandı.

    İlhan Selçuk, hastanede kaldığı süreçte okurlarıyla bağını sürdürdü. Hikmet çetinkaya, 26 Kasım’dan başlayarak her hafta “Pazar Sohbetleriyle” Selçuk’un görüşlerini Cumhuriyet okurlarına aktardı.

    Selçuk’u Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde tedavi gördüğü süreçte kardeşi ülfet
    Ertel hiç yanından ayrılmadı. Ağabeyi Turhan Selçuk ve Cumhuriyet çalışanlarının yanı sıra, aralarında politikacı, gazeteci, yazar, sanatçıların da olduğu pek çok kişi ve sivil toplum örgütü Selçuk’un ziyaretine geldi. Tarık Akan, Rutkay Aziz’in yanı sıra 14 Şubat’ta CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da Selçuk’u ziyaret edenler arasında yer
    aldı.

    Selçuk hastanede kaldığı sürede sıkça gazeteye gelmek istediğini söylüyordu. Hikmet çetinkaya ile sohbetinde, “Gazetedeki çocuklarımı çok özledim. Tümünün gözlerinden öperim… Türkiye’nin önünde başka bir dönem var. Demokrasi ve temel hak ve özgürlükler mücadelesi. Onun için Deniz Baykal’ı eleştirin ama vurmayın! Bu dönemde yol haritamız demokrasi, temel hak ve özgürlükler olacaktır. Atatürk milliyetçiliği
    de budur zaten.”
    diyordu.

    Selçuk, son olarak 23 Mart Salı günü Cumhuriyet Gazetesi’ni ziyaret etti. Yedişer sekizer kişilik gruplar halinde Selçuk’un odasına gelen Cumhuriyet çalışanlarıyla sohbet etti, şakalaştı. Bu “Aydınlanma Bilgesi”nin Cumhuriyet’i son ziyareti oldu.

    Kaynak : Cumhuriyet Haber Portalı




    Sen de yorum yapmak ister misin ?

    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir.
    Yazılanlardan YorumAnaliz.com sorumlu tutulamaz.
    İstendiği takdirde sizin IP niz olan "38.107.191.83"savcılığa verilecektir.
    2 hafta önce
    Sanırım Aydoğdu iran islam cumhuriyetinden geldi..Bu ülkede h,ç kimse dini inançlarından ötürü cezalandırılmadı ama dini kullanarak bağnazca düşüncelerini sanki inancın içerinse varmışcasına okuma alışkanlığı olmayan halka din üzerinden vaazlarla halkı kin ve düşmanlığa, ayrımcılağa itmek istemişlerdir...Aynen Sivas ta olduğu gibi Türkiyede herdaim iktidar borozanları olmuştur, olacaktırda Aydoğdu gibi kişilerin olması kimseyide şaşırtmasın Şengül hanım yazınız için teşekkürler iyiki varsınız arkadaşım..
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    2 ay önce 0/8
    Lokurdu arkadas, ben bu ülkeye sonradan gelmedigim gibi, ben istiklal marsimizda da belirtilen "Hakka tapan millet" ten biri olarak bu ülkenin asil sahiplerindenim bunu kafana iyi koy oldumu?Birde "sizin simdiye kadar yasmaminizi kim mudahale eti simdiye kadar hangi tarzda yasadinizda bu yasaminiz engelendi......." gibi cahilane sorular sormussun (Türkçenin bozuk olmasida cahilligini gösteriyor zaten)..... Eger bu sorularda ciddi isen asil sana sormak lazim, sen nerden geldin diye. Yahu bu ülkede "Sapka giymedigi için" insanlar asilmadimi? Bu ülkede insanlar hâlâ dini yasantilarindan dolayi bir çok haklardan mahrum edilmiyormu?
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    Misafir
    2 ay önce 8/0
    KEMAL LOKURLU ayduğdu siz hangi ülkeden bu ülkeye geldiniz ne kadar zihniyeti bozuk insanlarsınız sizin şimdiye kadar yaşmamınızı kim mudahale eti şimdiye kadar hangi tarzda yaşadınızda bu yaşamınız engelendi camiyemi gidemediniz oruçunuzumu tutamadınız ibadetinizimi yapamadınız ne yapamadınız hangi özgürluğunuz elinizden alındı yoksama carşafla dışarımım çıkamadınız türbanlı sokağamı çıkamadınız.sizler hem çalıyorsunuz hem oynuyorsunuz hemde ağlıyorsunuz milletin dinini imninı sömuruyorsunuz milletin zekatın fitresin topluyorsunuz din baronluğu yapıyorsunuz allahu talaya bile yalan soyluyor allaha bile şir koşuyorsunuz hem allahın vecibelerinin bile yerine getirmemek için dininizi imanınızı inkar ediyor dini imanı bütün insalara çıkarlarınız için yalan hile hurda yaparak elli iki takla atıyorsunuz siz ve sizi gibileri toplum bile dindan imandan etiniz hani derler ya sahte doktor candan imnsız imam insan imandan eder şimdi sen o türden insansın allah seni islah ettsin evladım .
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    2 ay önce 0/8
    "Ölülere saygim yokmuymus"....... O benim dirime saygi gösteriyormuydu ki?......Yahu "dirilere" saygili olmayan bir kisinin ölüsüne ne hakla saygi bekliyorsunuz????? Kendi gibi düsünmeyen ve kendi gibi yasamayan kisilere zerre kadar saygili olmamis, onlara etmedigi hakareti birakmamis bir kisinin ölüsüne saygi beklemeniz saçmaliktan baska birsey degil..... Gerçi hangi isiniz mantikli veya dogru ki?
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    Misafir
    2 ay önce 5/0
    ne kadar ahlaksız bir insansınız sizin ölulerde saygınız yokmu sizde hiç ailenizdende edep terbiye almadınızmı eybe ahlaksız edpsiz herif sen ne kadar ve senin gibi itlerin vatan hainlerinin ilhan selçuğu ağzına alaçak kadar insan oldunuzmu ey insanlıktan yoksun insan olamayan yaratık bu ülkede senin o dediyin başbakan kendisinin kurtarmak ve milletin duyğuların sömurerek kaç kişinin ölumune sebeb oldu bilyormusun o insanların ailelerine ilahimki bir gün yargının önünde hesab verecektir seni insan olmayan neye benzediyin beli olmayan insan görunumlu yaratık sen alışmışsın hep karanlıkta köpek gibi havlamaya o kadar cesaretin vardao kiralık katiler gibi güneş gözlukleri takarak inter net kafelerden yazıyorsun seni biliyoruz yalakalık yaparak her gün deyişik kafelerden yazı yazarak koşe buçak kacıyorsunsenin gibi vatan ve millet hainlerinin ilhan selçuğu ağzına alma carpılırsın insan görunumlu insan olmayan yaratık AYDOĞDUAYI BOĞAN AKILI OL OĞLUM BU DEVRAN BÖYLE GİTMİYECEKTİR bakalım bu saltanat sona erdiyi zaman kimlere uşaklık yapaçaksın . kemal lokurlu
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    Misafir
    2 ay önce 10/0
    aydoğdu... ölmeye yakın haber ver... öldüğünde mezarına gelip hediye bırakıcam... anladın sen onu
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    2 ay önce 0/9
    Ilhani geberdi, sorumlusu Basbakan mi? Bunu duyunca hem güldüm hemde ibretlik bir olay olduguna karar verdim..... Çünkü burda da görülmektedir ki, bu malum kesim suçu hep baslarina atma aliskanligi baya alismis durumda.......... Belki okumussunuzdur, Hani Hasan Cemal anilarini yazdigi kitabinda silahi ile oynarken silahin ates almasi sonucu arkaslarinin ölmesinin arkasindan hemen hetrafa arkadaslarinin "fasistler" tarafindan öldürüldügünün haberini salip sokaklara dökülüyorlar ve "fasistlerden hesap sorulacak" diyede bol bol slogan atiyorlar. Yanlis hatirlamiyorsam bu taktigin uygulanmasinda önemli aktörlerden biride Ilhan abinizdir. Hani su hükümete atip tutabilmek ve askerlere "hadin artik ne duruyorsunuz" diyebilmek için gazetesini bombalattigi ortaya çikan dahi gayeteci........ Eger Hasan Cemal'in o kitabini (Kimse kizmasin, ben kendimi anlatiyorum) alsin ve okusun. Bu kitabi okuduktan sonra eminim ergenekon ve darbe girisiminde bir çok sivil ve gazetecinin neden içerde oldugunu daha iyi anlayacaksiniz.
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    2 ay önce
    İlhan Selçuk’u Kaybettik… BAŞBAKAN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMUŞTUR.SAYIN İLHAN SELÇUK CUMHURİYETİMİZİN YILMAZ BEKÇİLERİNDENDİ.SİZ NASIL OLURDA O İSMİ ERGENEKONLA BİR ARAYA GETİRİRSİNİZ.EY BAŞBAKAN SİZE YAZIKLAR OLSUN DİYORUM BAŞKADA BİR ŞEY DEMİYORUM.....SAYIN USTAMIZIN AİLESİNİNDE BAŞI SAĞOLSUN.KENDİLERİNE SABIRLAR DİLİYORUM...USTA YAZARIMIZ ABİMİ SEN NURLAR İÇİNDE YAT.
    Cevap Yaz Katılıyorum Katılmıyorum
    Yorum yapmak ister misiniz?
    Yorum Yapan : Misafir
    8 Yorum Yapılmış

     
     
    2010 K-Network : Doktorlariz.biz | YorumAnaliz.com | 61burada.com | Kitapizi.com