@@@@@ CANLARIM YANDI @@@@@
UNUTMAYALIM UNUTTURMAYALIM CANLARIMIZI YAKTILAR DİRİ DİRİ
Gözyaşlarım yüreğimdekileri sadece bir nebze akıtıyor.Yeterli değil! İnsanlık tarihindeki bu kara lekenin sorumluluları, 35 can içeride yanarken dışarıda tekbir sesleriyle alkışlayan yobaz, cani, hain, vahşi yaratıklar, şeriatın canice, insanlık dışı fikirleriyle gözleri dönmüş caniler, inandıkları tanrının güzelliğinden ve yarattığı herşeye olan sevgisinden bihaberdirler.İnsanlığı yakan bu yobaz zihniyetin mimarları sonsuza dek insanlığın bütün lanetine mazhar olacaklardır.Tanrı tek bir kuluna kıyamazken, insana kıyanlar, insanlığı yakanlar, buna seyirci kalanlar, sahiplenmeyenler yakılan ateşin yangınını vicdanlarında her an hissetsinler dilerim.İnsanlık bu utanç tablosunu asla unutmayacaktır.İnsanlığa bu utanç tablosunu layık görenleri bütün kalbimle lanetliyorum.
Yitirdiğimiz bütün canların ruhu şad olsun.İnsanlık, masum insanlarımızı şeriatın cani zihniyetine şehit vermiş olmaktan büyük utanç duymalıdır.
Ve herbirimizin görevi bu zihniyeti besleyen, yaşatan yeşil başlı yılanları bütün insanlıktan uzak tutmak olmalıdır.
Geçmişler olsun Yüce İnsanlık.Geçmişler olsun Güzel Ülkem.
Ülkemin ve İnsanlığın Başısağolsun.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de
Pir Sultan Abdal'ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra
Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi
Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.
2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi'ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma,
polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.
Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, Kültür Merkezi'nden yeniden Hükümet Meydanı'na geldi. Hükümet Konağı'nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında
Asım Bezirci,
Nesimi çimen,
Muhlis Akarsu,
Metin Altıok ve
Hasret Gültekin'in de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında
Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin,merdiven trabzasındaki görevli tarafından darp edilip,merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan azgın kalabalığa doğru itildiği dönemin özel televizyonları tarafından belgelendi.Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.
Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Yine olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan
Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen "2 günlük sokağa çıkma yasağı" ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı,
[1] geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması,
Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde
21 Ekim 1993 günü yapıldı.
26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.
Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın "Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.
28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1 maddesine göre
idama[2] ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına
[1] mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi
24 Aralık 1998'de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat
1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda
16 Haziran 2000'de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı.
2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.
[1]Sanıkların avukatlığını
Refahyol iktidarının Adalet Bakanı
Şevket Kazan üstlendi ve bakanlığı sırasında onları hapishanede ziyaret etti.
[3]Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü.
[3] Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak
[1] ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.
[3]Sivas Davası
İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır
Otuzbeş can
Otuzbeş gül çatlamış susuzluktan Sivasın içinde..
Döne döne semaha dönenler tutuştu önce..
Sonra Türküler....
Sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına....
Yandık avazlarda, kavrulduk halkım....
Varıp Pir Sultan'ı analım dedik
Aşkın dolusuna, kanalım dedik
Meydanda bir semah dönelim dedik
Kahpe tuzaklarda vurulduk halkım..
Salyalı ağızlar kirli yürekler
Elde ateş, dilde Allahu-Ekber
İnsan yakmak için olmuş seferber
İsli dumanlarda savrulduk halkım..
Hasret Gültekin'im,Serkan Doğan'ım
Huriyem, Yeşim'im, özbe öz özkan'ım
İki Metin ölüm,Sait Handan'ım
Hep birlikte yan yana serildik halkım..
Yüzbin yobaz bir Akarsu eder mi?
öldürülen bu kaçıncı Nesimi!
özlem, Nurcan, Serpil, Belkıs, Gülsüm'ü
Verdik birer birer kırıldık halkım! ..
Yandı özyurdunda, özyurt Ahmet'im
Kaynar ateşlerde Uğur Mehmet'im
Güpe gündüz ışıktı Gündüz Murat'ım
Cem olduk güneşe verildik halkım..
Koray Kaya'm onbirinde dal fidan
Ahmet öztürk ile adaşı olan
Din için yakıldık 35 can
Kara topraklara karıldık halkım
madımakta yanan 35 can! ..
Artık herbirisi birer Pir Sultan..
Hızırın dölleri yazssın bin ferman
Gönüller içinde yer aldık halkım
Muhlisine muhip olan muhibem
Sulari'den atra kalan edibem
Sait Handan'ım
Hep birlikte yan yana serildik halkım..
Yüzbin yobaz bir Akarsu eder mi?
öldürülen bu kaçıncı Nesimi!
özlem, Nurcan, Serpil, Belkıs, Gülsüm'ü
Verdik birer birer kırıldık halkım! ..
Yandı özyurdunda, özyurt Ahmet'im
Kaynar ateşlerde Uğur Mehmet'im
Güpe gündüz ışıktı Gündüz Murat'ım
Cem olduk güneşe verildik halkım..
Koray Kaya'm onbirinde dal fidan
Ahmet öztürk ile adaşı olan
Din için yakıldık 35 can
Kara topraklara karıldık halkım
madımakta yanan 35 can! ..
Artık herbirisi birer Pir Sultan..
Hızırın dölleri yazssın bin ferman
Gönüller içinde yer aldık halkım
Muhlisine muhip olan muhibem
Sulari'den atra kalan edibem
Sait Handan'ım
Hep birlikte yan yana serildik halkım..
Yüzbin yobaz bir Akarsu eder mi?
öldürülen bu kaçıncı Nesimi!
özlem, Nurcan, Serpil, Belkıs, Gülsüm'ü
Verdik birer birer kırıldık halkım! ..
Yandı özyurdunda, özyurt Ahmet'im
Kaynar ateşlerde Uğur Mehmet'im
Güpe gündüz ışıktı Gündüz Murat'ım
Cem olduk güneşe verildik halkım..
Koray Kaya'm onbirinde dal fidan
Ahmet öztürk ile adaşı olan
Din için yakıldık 35 can
Kara topraklara karıldık halkım
madımakta yanan 35 can! ..
Artık herbirisi birer Pir Sultan..
Hızırın dölleri yazssın bin ferman
Gönüller içinde yer aldık halkım
Muhlisine muhip olan muhibem
Sulari'den atra kalan edibem
Cümlesi insan'a derki; Kabem...
Kanlı kefenlere sarıldık halkım
Karinna Cuanna, Hollandalı can..
Yanında Muammer Hakan ve Kenan
Bin beterdi Sivas ol Kerbeladan
Hüseyince ölüp dirildik halkım
Kızılgülüm söz düşerse dilime
Mızrabım isyankar vurur telime
Bir gün olup hesap sorsam zalime
Yobazlar elinden zar olduk halkım....
alev nisan
yumrukluyorum duvarları
yumrukluyorum kara gece'nin bedenini
ellerim kan içinde nehirler taşmış yanaklarımdan
otuzyedi can
otuzyedi gül çatlamış susuzluktan sıvas'ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi?
döne döne semaha dönenler tutuştu önce
sonra türküler
sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına.
sıvas, sıvas... yiğitlik midir emanet cana kıymak?
yiğitlik midir bir tutam ışığı
kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek?
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak?
var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi
ateşe tutmak lo?
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma...
varsın ateşin suskunlukla beslensin
benim de yüreğim gençliğini almış yanına
yürür başı dik
senin de dağların var sıvas, senin de dağların...
dağlarında şahanların...
gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur
külüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur
sıvas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türk'ü tutuşur
teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur
canlar can olur da eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur
pir sultan'lar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur
yumrukluyorum duvarları
yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde nehirler taşmış yanaklarımdan
otuzyedi can
otuzyedi gül çatlamış susuzluktan sıvas'ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi?
döne döne semaha dönenler tutuştu önce
sonra türküler
sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına.
sıvas, sıvas... yiğitlik midir emanet cana kıymak?
yiğitlik midir bir tutam ışığı
kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek?
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak?
var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi
ateşe tutmak lo?
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma...
varsın ateşin suskunlukla beslensin
benim de yüreğim gençliğini almış yanına
yürür başı dik
senin de dağların var sıvas, senin de dağların...
dağlarında şahanların...
37 cana selam olsun...
Bizi yakmak çözüm mü?
Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğarız biz....
Biz insanız......
| 1349 okunma | 2010-07-02